Eyl 25 2008

Son yıllarda İslamiyet ve Müslümanlara yönelik çeşitli yollarla yapılan provokasyon amaçlı eylemlere bir yenisi de internet üzerinden oynanan bilgisayar oyunuyla eklendi.İngiltere’deki Müslümanların sert tepkisini çeken ‘Müslüman Katliamı’ adlı oyunda ‘İslam ile savaş’ misyonuyla yüklenmiş bir “Amerikan kahramanı”, Ortadoğu’ya paraşütle inerek Arapları öldürmeye başlıyor. Oyunun ilerleyen bölümlerinde Cenab-ı Hakk ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed “hedef” olarak gösteriliyor. Oyunun serbest çalışan Sigvatr takma adlı programcısı ise oyunu ‘eğlenceli’ olarak niteledi.

İngiltere’deki Müslüman gençlerin oluşturduğu Ramazan Vakfı, oyunu kınadı. Vakıf, yaptığı yazılı açıklamada, “Oyun, Ortadoğu’daki Müslümanların öldürülmesini övüyor. Müslümanlara karşı şiddeti körüklediği ve masum Müslümanları öldürmeyi meşru kılmaya çalıştığı için internet sağlayıcısının adım atarak bu hizmeti sayfalarından kaldırmasını istiyoruz. Hükümete mektup yazarak araştırma yapmasını ve sitenin kapatılması için adım atmasını istedik. Bu oyun bir hiciv değil Müslümanları şeytanlaştırma amacı güden bir oyun.” ifadeleri kullanıldı.

Ramazan Vakfı’nın başkanı Muhammed Safik, “Eğer tam tersi bir durum olsaydı ve oyunda İsrailliler ve Amerikalılar öldürülseydi, büyük gürültü kopardı.” diye konuştu. Oyun ilk olarak ocak ayında yayınlandı. Ancak son zamanlarda popülerlik kazandı.

HABERİ YORUMSUZ DİREK VERİYORUM YORUMU SİZ YAPIN!!!!!!

SAYGILARIMLA

MEHMET FAZLI AKGÜN

Eyl 25 2008

Bakkalın birine girdim. Tanıdık bir arkadaştı. Camide omuzu omzuma değen biriydi. Bir kilo zeytin istedim. İyisinden olsun dedim. Zeytini tartarken fiyatını sordum. Yedi liraymış. Yirmi lirayı kasanın üzerine bıraktım. Şaka olsun diye yedi lira pahalı değil mi dedim. Altı liraya indi. Gene pahalı dedim, beş liraya indi. Ben de kasaya verdiğim paramı aldım ve zeytini almadan çıktım.
“-Hayırdır niye almadın gidersin?” deyince ben de dönerek; “- Kardeşim 5 liralık zeytini bana 7 liraya niye satmaya kalktın.” dedim. Bir şeyler açıklamaya çalıştı ama ben anlamadım.
A kuzum, 5 lira ise 7 lira niye dedin. 7 lira ise 5 liraya indin. Sesimi çıkarmadan alıp çıksam 7 liraya alacaktım. Konuştum 5 liraya alacaktım. Benim anlayışıma uygun bir omuz teması değildi. Sadece müşterisi değilim o bakkalın artık.
Müslüman Türk nutukları atanlara duyurulur…..
—————————————————————————————————————–
Renault marka aracımın sağ aynasının arka plastik kapağı çalındı mı düştü mü bilmem, yerinde değildi. Servisten satın almaya gittim. 77 liraymış. Görevliye sordum:”- belki 7 lira 7 kuruştur da siz yanlış gördünüz?” Tabii görevli kaşlarını çattı ve “-Beyefendi fiyatını söyledim alacak mısınız?” A kardeşim benim bu kadar plastikten tabak yapılınca 50 kuruş da kapak yapılınca niye 77 lira?
Sopa yemeden kaçmayı başardım. Sanayiye gittim, sıradan bir parçacıya gittim. Durumu izah ettim. “-Beyefendi, bizde kapak olmaz. Aynanın tamamını satıyoruz ve 60 liradır.” demez mi? Yan sanayi türkülerini sonra dinlerim dedim geçtim.
—————————————————————————————————————–

Çocuk sinirden kıpkırmızı olmuş yanındakine dert yanıyor.
“-Abi geçen sene polislik sınavına girdim. Vücut uyum mülakatını, yazılı sınavı geçtim. Bana sıra gelmediği için atanamadım. Bu sene gene müracaat edeyim dedim. Bu sefer vücudumun uygun olmadığını söyleyip ilk mülakatta elediler. Vücudumda bir değişiklik yok ama niye elendim anlamadım!”
Dert ortağı kızıyor.
“-Ben sana demedim mi bu sene çok müracaat eden olacak bir telefon ettirt, elerler seni.”

—————————————————————————————————————–

Böyle mekânlarda özele inmek aslında hoş olmaz. Belki yüzlercesi sayılabilecek örneklerden üç örnek vermeden edemedim. Sonra aklıma ninemin duası geldi: “-Allah devletimize milletimize zeval vermesin.” derdi rahmetli.. Bir yerlerden duyduğum bir söz daha dilime takılıyor bu aralar: “-Yahu kardeşim bu kadar anormalliğin yaşandığı bu ülke nasıl da oluyor hâlâ ayakta kalabiliyor.”
Birinci dünya savaşında büyük zayiatlar veren Fransa’nın başkomutanının şu sözü bu aralar kulaklarımda çınlayıp duruyor: “-Savaşı kaybetmemizin sorumlusu ilkokul öğretmenleridir.”
Bilmem anlayabildim mi?
Öküzü arayanlara duyurulur…

Eyl 12 2008

Her zaman olduğu gibi ülkede yolsuzluk muhabbeti almış yürüyor. güncel muhabbet biraz farklı olsada sonuç aynı kapıyı tıklıyor. sömürenler, sömürülenler ve hiç bişey düşünmeyenler.

Dünyada dinlerin var oluşundan bu güne dek dini kendi kişisel çıkarları için kullanan kişilerin varlığıda apaçık kendini gösteriyor. konu müslümanlığa ve güncel yaşama gelince deniz feneri hikayesi ve bu kuruma güvenip inancı doğrultusunda sömürülenlere oh olsun demek geliyor içimden.   sizki etrafınızda yaşayan fakiri fukarayı araştırmadan hazırdan sevaba konmak için birilerini aracı kılarsınız oh olsun sizin çıtır çıtır yenen paralarınıza.

Bir kere daha oh olsun sizki kurban bayramında kurbanlarınızı bu kurumlara bağişlar sonrasını hiç kontol etmezseniz. siz ki bir gün daha fazla tatil yapmak için ya da üç beş saat kurbanla uğraşmamak için  yükü üstünüzden atmaya kalkarsanız oh olsun yenen paralarınıza. hiç düşündünüzmü  allah (cc) yaptığınız yardımın miktarından mı? yoksa yardımı yapacağınız kişiyi arayıp  araştırırken sarf ettiğiniz çabadan dolayımı sizden razı olur.  başka bir deyişle yanlış ellere teslim edilen yüz koyun mu? doğru  kişiye verilen bir ekmek mi size ahirette  yardımcı olacak.

Bu memlekete bu kadar aç insan yaşarken nasıl olurda yardımlar yurt dışında adı hiç duyulmamış ülkelerin kasabalarına yapılıyor anlamakta zorluk çekiyorum. hani  ”eve lazım olan camii ye haram”dır sözü varya yardımlarımızı yaparken bu sözü bir kere daha düşünelim.  bir kere daha çok ama çok iyi düşünelimki ne olduğu belli olmayan kişi ve kurumları  yolsuzluk yapmaya teşvik etmeyelim.

                                saygılarımla

                        mehmet fazlı akgün

May 20 2008

ÖSS  bu yıl her zamankinden daha farklı. Çünkü bu yıl  geleceğin din araştırmacılarını yetiştirmek üzere  ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi bünyesinde dünya dinleri bölümünü  açıyor. Bölüme hırıstiyanlık araştırmaları yahudilik araştırmaları hint ve uzak doğu dinleri arastırmaları yapacak öğrenciler alınacakmış.  Ben bu bilgiyi ilk duyduğumda aklıma  gelecekte ülke dışına din adamları yetiştirmeye başlayacımız geldi.  ya da ülkemizde misyonerlik faaliyetlerini  yasal bir zeminde sürdürebilmek  için alt yapının  yeni ösym başkanı tarafından uygun zamanda kitapçığa eklendiğini düşündüm. yüzde doksansekizi müslüman olan bu ülkede ilköğretimlerde din dersi zorunluluğu tartışılırken nasıl oluyor  ya da hangi güç hırıstıyanlık yahudilik budizm  şamanizm vs dinlerin eğitimini bu kadar kolay hiç tartışmasız  eğitime açabiliyor. o meşhur köşe yazarları nasıl oluyorda bu konuda yazılar yazıp bizleri aydınlatmıyorlar. yoksa bu akp nin kapanma davası sürecinde hasır altı edilmiş önemsiz bir konumu  çok merak ediyorum.    yarın bir gün   birisi çıkıp bizi türbanı savunduğumuz için kapatmaya kalkıyosunuz ama biz tüm dinlere saygılıyız  bakın üniversitemizde  eğitimini bile veriyoruz hemde öz ve öz türk müslüman çocuklarına bu egitimi veriyoruz derse kimse şasırmasın.  hadi gözünüz aydın…? mehmet fazlı Akgün